Bir çok pazarlamacı, tüketicilerin ünlülerin ne yaptığıyla hiç bitmeksizin ilgilendikleri varsayımını destekliyor olacak ki, çoğu reklam kampanyalarında ünlülerden yararlanıyorlar. Peki, ama gerçekten bir ünlünün varlığı tüketicileri daha fazla etkiliyor mu? AdweekMedia’nın LinkedIn üyeleri arasında yaptığı ankete göre, tüketiciler bu soruya ısrarla “Hayır!” diyor.
Reklamlarda bir ünlünün yer almasının o ürünü satın alma ihtimallerini daha fazla artırma ya da azaltmasının söz konusu olup olmadığı sorulan oylamada katılımcıların sadece yüzde 8’i ünlülerin satın almaya, yüzde 12’si ise satın almamaya yönelttiğini belirtti. Ezici farkla katılımcıların yüzde 78’i ünlülerin hiçbir şekilde onları etkilemediğini söylüyor. Belki de reklamlardaki ünlülerin genç olması nedeniyle, araştırmadaki katılımcıların reklam satıcısı olmalarını hazzetmemelerini sağladı. 55 yaş üstü kalımcıların yüzde 24’ü bir reklamda ünlü bir sima görmelerinin o ürünü almalarını olumsuz etkilediğini; yüzde 4’ü ise satın alma davranışını olumlu etkilediğini belirtti. Erkek kalımcılar söz konusu olduğunda ünlüler yüzde 15’inin satın alma davranışını olumsuz, yüzde 11’ininkini olumlu etkiliyor. Araştırmadaki enteresan başka bir nokta da, işyeri sahiplerinin yüzde 20’sinin, yönetim seviyesindeki profesyonellerinin yüzde 11’inin ve “yaratıcı” pozisyonlarda çalışanların yüzde 19’unun ünlülerin satın alma davranışlarını olumsuz etkilediğini belirtmeleri.
Katılımcılar samimi mi?
Elbette, tüm bu cevaplar akıllara “Katılımcılar doğruyu söylüyor mu?” sorusunu getiriyor. Araştırmanın altında eklenen enteresan yorumlar göze çarpıyor. Birinde yorumcu “çoğumuz, satın alma kararında o ışıltıdan etkilendiğimizi kabul etmek yerine ölmeyi tercih ederiz” diyor. Bir başkası “Muhtemelen çoğumuz satın alma davranışlarımız üzerinde ünlülerin hiçbir etkisinin olmadığını düşünmeyi tercih ederiz ama gerçekte, ünlüler cüzdanlarımız üzerinde belirli bir güce sahip olabilirler” diye yazıyor. Yorumlar arasında enteresan itiraflar da var. Oylamaya “hayır” demeye niyetli bir yorumcu bir anda Eva Longoria yüzünden aldığı rimeli hatırlayınca cevabını “evet” olarak değiştirmiş. Bir erkek katılımcı ise reklamlardaki ünlülerin tüketici davranışları ya da en azından kendi üzerindeki etkisiyle ilgili en kısa ve öz yorumu yazmış: “3 kelime… Catherine Zeta Jones.”
Kaynak: www.brandweek.com



(8.50/ 10) - 4 kişi -
Uyan da balığa çıkalım. Güzel bir haber, belki bizimkiler de vazgeçer.
Uyandık ama nasıl çıkaacağız balığa?
bu gibi araştırmalarda kişilerin beyanı çok önemli olmayabilir, zira reklamların çoğu insanlara “eğer bu reklamda Micheal jackson varsa ben bu ürünü alayım” şeklinde düşündürtmek yerine, davranışlarını farkında olmadan yönlendirecek mesajlar / sinyaller vermek ister. örneğin güzel, genç, sarışın ve ünlü bir aktris ile bir arabayı aynı reklam filminde gördüğümüzü düşünelim. hangimiz o arabayı yanındaki güzel aktristen etkilenerek almak isteriz ki?! ama reklamı birkaç kez izledikten sonra, farkında olmadan, zihnimizde o arabayla sarışın, güzel ve genç kadın imgesi eşleşmeye başlar ve gizli bir bağıntı ortaya çıkar.
özetle, iyi reklam insanları bu tip örtük bağıntılar yaratarak etkilemeyi amaçladığı için, kişilerin “açık” beyanları tüketici davranışları bakımından çok bir şey ifade etmeyebilir. hatta böyle ifadeleri duydukça, reklamcılar ellerini ovuşturuyor bile olabilirler:))