Modern iletişim teknolojileri, insan davranışındaki eğilimleri ortaya çıkarma konusunda son derece şaşırtıcı imkanlar sunuyor. Cep telefonları, el bilgisayarları, wifi kullanılan dizüstü bilgisayarlar gibi taşınabilir elektronik cihazlar, artık kullanım alanlarının ötesinde kullanıcılarının davranış biçimlerini takip etmeye imkan veriyor. Turkishtime Ağustos sayısında yer alan habere göre, dünyanın en önemli üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün (MIT) bu konudaki çalışmaları oldukça ilgi çekici.
MIT’nin ‘Senseable City Lab’ (Duyarlı Şehirler Laboratuarı) adlı inisiyatifi, belediyeler ve kent yönetimleri ile yaratıcı projelere imza atıyor. İnisiyatifin sloganı ‘Gerçek zamanlı şehir artık gerçek! (Real-time city is now real!)’. Temel hedef, sensörler ve elle taşınır elektronik cihazlarla şehirlerdeki ‘görünmez’ verilerin gerçek zamanlı olarak ölçülmesi. Laboratuarda, şehir merkezlerindeki ‘dijital ayak izleri’ takip ediliyor. Örneğin, cep telefonu aramalarından toplanan verilerden turistleri çeken yerel destinasyonlara ilişkin ilginç veriler elde ediliyor. Ya da bisiklet tekerleklerine takılan sensörlerle, şehrin ulaşım ağı ve turistik bölgeleri konusunda veri toplanıyor. Elde edilen veriler, hem sürdürülebilir hem de ekonomisi daha güçlü şehirler yaratmak için kullanılıyor.
Başta New York olmak üzere Milano, Roma, Barselona, Kopenhag gibi dünyanın en çok turist çeken şehirlerin belediyeleri MIT ile bu tür projeleri hayata geçiriyor. MIT’e göre büyükşehir belediyeleri bu sayede gözle görülemeyen aksiliklerin giderilerek, şehirlerin iyileştirmesine büyük katkı sağlıyor. Turistik çekim merkezlerinin değişim süreçlerini ayrıntılı olarak görme olanağı bulan belediyeler, böylece yeni ekonomik açılımlar sağlayabiliyor. Turkishtime, da her yıl tanıtım için milyonlarca liralık bütçeler oluşturan Türkiye’deki şehir belediyelerine de MIT’nin kapısını çalmasını öneriyor.
Kaynak: www.turkishtime.org

